PARTICIPLES ( SIFAT-FİİL )Participle kelimesi Türkçeye ortaç veya sıfat-fiil olarak çevrilmekte ve tümleç olabilen isim ve sıfat gibi kullanılan fiil asıllı kelime anlamına gelmektedir. İngilizcede üç türlü participle vardır. Bunlar: present participle, past participle ve perfect participle dır.
1. Present participlePresent participle yapı olarak
fiilin-ing almış halidir.
Ancak her
-ing eki almış kelime present participle olarak
nitelendirilmez.
Genellikle
-ing almış olan bir kelime
isim görevi yapıyorsa
gerund,
sıfat görevi yapıyorsa
present participle adını alır.
Ancak bunların adları değil kullanıldıkları yerler önemlidir. Şimdi
present participle'ın kullanıldığı yerleri görelim.
Öznesi aynı olan iki ayrı cümle
and ( ve ) ile birleştirilebildiği gibi
present participle ile de birleştirilebilir. Bu iki ayrı cümlede bahsedilen işler aynı anda meydana geliyorsa,
present participle birleşik cümlede asıl fiilden
önce de
sonra da gelebilir.

They went to school. They talked to each other.
They went to school talking to each other.
Talking to each other, they went to school. Birbirleriyle konuşarak okula gittiler.

The woman washed the dishes and listened to the radio.
The woman washed the dishes, listening to the radio.
Listening to the radio the woman washed the dishes. Kadın radyo dinleyerek bulaşıkları yıkadı.
Aynı öznenin yaptığı işlerden biri diğerinden hemen sonra yapıldığında ilk yapılan iş
present participle ile ifade edilebilir. Bu durumda
present participle başa getirilir.

She opened her handbag and took out a mirror.
Opening her handbag, she took out a mirror. Çantasını açarak bir ayna çıkardı.
I bought a ticket and started to run towards the bus.
Buying a ticket I started to run towards the bus. Bir bilet satın alıp otobüse doğru koşmaya başladım.
After, before ve since ( ...den beri ) bağlaçlarıyla kurulan cümlelerde özne kaldırılarak
present participle kullanılabilir.

After I have breakfast, I read the newspaper.
After having breakfast, I read the newspaper. Kahvaltı ettikten sonra gazeteyi okurum.

Before I left the house I wrote a note for my mother.
Before leaving the house I wrote a note for my mother. Evden ayrılmadan önce anneme bir not yazdım.
Since I talked to him I have been upset.
Since talking to him I have been upset. Onunla konuştuğumdan beri moralim bozuk.
Present participle kullanıldığı zaman
when ve
while bağlaçları yerine
on veya
in de kullanılabilir.

When she heard the news, she started to cry.
On hearing the news, she started to cry. Haberi duyunca ağlamaya başladı.
While he was trying to change the light bulb, he fell down.
On trying to change the light bulb, he fell down. Ampülü değiştirmeye çalışırken düştü.
Though, although, while ( ...e rağmen ),
if, unless gibi bağlaçlardan sonra da özne kaldırılarak
present participle kullanılabilir.
Because, as ve since ( ...dığı için ) bağlaçları ile present participle kullanıldığında bu bağlaçlar
kaldırılır.Because he needed the car, he was unwilling to lend it to me.
Needing the car, he was unwilling to lend it to me. Arabaya ihtiyaç duyduğu için onu bana ödünç vermeye istekli değildi.

As he was old he wasn't able to catch up with us.
Being old, he wasn't able to catch up with us. Yaşlı olduğu için bize yetişemiyordu.
Present participle kullanıldığında
normalde present participle'ın bulunduğu kısımda özne
kullanılmaz. Cümlenin
diğer kısmında özne aynı zamanda present participle'ın
da öznesidir.
Ancak bazı durumlarda özneleri
ayrı olan cümleler de
present participle kullanılarak birleştirilir. Bu durumda ise present participle'dan
önce özne kullanılır.
One of the man being lame, they had to walk slowly. Adamların biri topal olduğu için yavaş yürümek zorundaydılar.
The car moved slowly, its exhaust-pipe touching the ground. Araba yavaşça ilerledi, egzos borusu yere değiyordu.
To be fiili
( am / is / are / was / were ) yerine
present participle kullanıldığında
being getirilir.

As I was ill, I couldn't play football yesterday.
Being ill, I couldn't play football yesterday. hasta olduğum için dün futbol oynayamadım.
Daha önce
relative clause'ları anlatırken nitelenen ismin
kendisini niteleyen cümlenin
nesnesi olduğu durumlarda
who(m), that ve
which'in kaldırılabileceğini söylemiştik.
Nitelenen ismin, kendiini
niteleyen cümlenin
öznesi olduğu durumlarda da bazen
who, that ve
which kaldırılabilir. Bu durumlara hiçbir yardıncı fiil ullanılmaz ve
fiil-ing'li haliyle kullanılır. Bu durumlar şunlardır.
a ) Fiil
continuous tense'lerden birindeyse;

The man who is standing next to the door is the manager.
The man standing next to the door is a manager. Kapının önünde duran adam yöneticidir.
The men who were following me wanted to kidnap me.
The men following me wanted to kidnap me. Beni takip eden adamlar beni kaçırmak istiyorlardı.
b) Fiil bir
alışkanlık, süreklilik veya
genellik anlatıyorsa;
People who live in this town are very hospitable.
People living in this town are very hospitable. Bu kasabada yaşayan insanlar çok misafirperverdir.

Women who work in industry are paid less than men.
Women working in industry are paid less than men. Sanayide çalışan kadınlara erkeklerden daha az para ödenir.
c) Cümlenin
relative clause kısmında
want, wish, desire ve
hope fiilleri kullanılıyorsa;
People who wish to see the president should be here at 9.30
People wishing to see the president should be here at 9.30. Başkanı görmek isteyenler saat 9.30'da burada olmalıdırlar.
2. Past ParticiplePast Participle yapı olarak fiillerin
-"ed" eki almış şekli, düzensiz fiillerin ise
üçüncü halidir. Past participle da
present participle gibi öznesi aynı olan
iki ayrı cümleyi birleştirmede kullanılır.
Past participle'ın
present participle'dan
tek farkı, aktif olan bir fiil yerine
pasif bir fiil kullanılmasıdır.

The man was arrested by the police and he was put to prison.
Arrested by the police, the man was put to prison. Polis tarafından tutuklanan adam hapse atıldı.
The boy left the scene. He was dragged by his mother.
The boy left the scene, dragged by his mother. Çocuk annesi tarafından çekilerek sahneden ayrıldı.
Although he is liked by everybody, he is not happy.
Although liked by everybody, he is not happy. Herkes tarafından sevilmesine rağmen mutlu değil.
Past participle yine
present participle gibi
relative clause'larda kullanılır. Ancak
past participle passive olan
relative clause'larda kullanılır ve
relative pronoun ( who, which, that ) ve be fiili
( am / is /are / was /were ) perfect tenselerde ise,
have /has / had ve been kaldırılır.
The photographs that were taken by my father were very nice.
The photographs taken by my father were very nice. Babam tarafından çekilen fotoğraflar çok güzeldi.
The computers which are used in our school are the latest models.
The computers used in our school are the latest models. Okulumuzda kullanılan bilgisayarlar en son modellerdir.
The men who have been arrested by the police are still being questioned.
The men arrested by the police are still being questioned. Polis tarafından tutuklanan adamlar hala sorgulanıyor.
3. Perfect ParticiplePerfect participle'lar
active ve
passive perfect participle olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Active perfect participle yapı olarak
having ve
fiilin üçüncü halidir.
Passive perfect participle yapı olarak
having been ve
fiilin üçüncü halidir.
Perfect participle'lar fiillerden biri diğerinden daha önce olduğunda
present participle ve
past participle yerine kullanılabilir, ancak bu durumlarda perfect participle kullanmak şart değildir. Aşağıdaki cümleler her iki şekilde de kullanılabilir.
Opening her handbag, she took out a mirror.
Having opened her handbag, she took out mirror. Çantasını açarak bir ayna çıkardı.
Arrested by the police, the man was put to prison.
Having been arrested by the police, the man was put to prison. Polis tarafından tutuklanan adam hapse atıldı.
Ancak bir yanlış anlama olabilecekse veya iki fiil arasında
uzun bir zamana aralığı varsa
perfect participle kullanılması gereklidir.

Putting on his clothes, he ran to the bus stop. Elbiselerini giyerek otobüs durağına koştu.
Bu cümleden adamın koşarken elbiselerini giydiği de anlaşılabilir, bu yüzden burada perfect participle kullanılması gerekir.
Having put on his clothes, he ran to the bus stop.

Having lost his wife during the war, he married again. Karısını savaşta kaybettikten sonra yeniden evlendi.

Having been cheated by the salesman he didn't go to that store again. Satıcı tarafından aldatıldığı için bir daha o dükkana gitmedi.
not: Yukarıdaki yazı, Ahmet Yalçın ve Bekir Yıldırım'ın yazmış olduğu "İNGİLİZCE GRAMERİ" isimli kitaptan yazılmıştır. Yazım yanlışları varsa bana aittir. Ben sadece birkaç resim ekledim konuya.